8 Temmuz 2013 Pazartesi

Çocuklara ramazan'ı yaşatın

Çocuklara ramazan'ı yaşatın


Ramazan günleri, oruç tutmanın heyecanı, iftar davetleri, teravih namazları ve sahuruyla bütün inanan insanların, belki de hiç unutamadıkları anıları ile en tatlı günlerdir. Çocukluğun en güzel hatıralarının saklandığı zaman dilimidir. Bu manevi günleri çocuk terbiyesi için kullanmak mümkün.




Bizim için “Ah, o eski Ramazanlar“ olan anılar, bugünkü Ramazanlar da çocuklarımız için öyle olacaktır. Ramazanı özel kılan şey eski olması değil, çocukların “saf“ ve “temiz“ duygularla o günleri yaşamasıdır. Bugün çocuklarımıza öyle bir Ramazan yaşatalım ki ileri de bizleri hayır ile yad etsinler. Bunun en güzel yolunun da evimizde iftar vermekten geçtiğini unutmayalım.



ORUÇ TUTAN ÇOCUK NEFİS TERBİYESİYLE TANIŞIR

Ergenlik öncesi yarım günlük “ tekne orucu ” çocuğu gerçek oruca hazırlama adına faydalı olur. Ergenlik döneminden itibaren normal oruç tutması teşvik edilmeli. Bu aslında çocuğun nefsinin arzularıyla belki de ilk savaşı olacaktır. Bu savaşı kazanması “arzuları erteleyebilme” alışkanlığını elde etmesi için çok önemlidir.



İFTAR ZAMANININ DAYANILMAZ TATLILIĞI İZ BIRAKIR

İftar sofrasının hazırlanması ve evdeki tatlı heyecan çocuğun gözünden kaçmaz. Anne yemekleri hazırlıyor , baba salata yapıyor , evin küçük kızı sofraya bir şeyler götürüyor , genç delikanlı pide kuyruğunda beklemiş ve pide getirmiş, masaya diziyor.. bu telaşlı sahne çocuklar için sosyal ve manevi bir terapi etkisi yapar. Hafızasına kaydedebileceğiniz en hayırlı zaman dilimleridir.



TERAVİH SOSYAL BİRLİKTELİĞİN EN YOĞUN YAŞANDIĞI SAATLERDİR

İftarlar yapılmış, abdestler alınmış, artık camii ye gitmek için kıpırdanmalar başlamıştır. Güle oynaya büyük bir heyecanla, caminin yolunu tutan çocukların heyecanına diyecek yoktur. Hem arkadaşlarını görecekler, oyun oynayacaklar hem de o manevi topluluğun bir ferdi olduklarını hissedip, tılsımlı bir güç alacaklardır.



SAHUR, GİZEMLI BİR ZAMAN DİLİMİNİ ÇOCUKLA PAYLAŞMAK DEMEKTİR

Gecenin o saatini anne ve babayla değerlendirmek sonra da kıvrılıp yatmak çocuk için müthiş bir gizemdir. Unutmayın çocuklar gizemi severler. Gizemli dakikalar kiminle yaşanırsa o kişilerde çok özel olur. Aile ile çocuk arasındaki manevi bağları güçlendirmek için bulunmaz bir fırsattır, sahur zamanları.



MUKABELE, ÇOCUKLARIN KUR’AN’I SEVMESİNE VESİLE OLUR

Kitap okumada en önemli faktörler şunlardır; Zaman planlaması, kitap okuma atmosferi oluşturma, okuma sürecinin başkaları tarafından da desteklenmesi. Mukabeleye katılan çocuk belli bir saatte başlamayı yani zaman planını öğrenir. Birçok insan sadece okumak için bir araya geldiklerinden atmosfer de oluşmuştur. Bir hocanın moderatörlüğünde program yapıldığı için başkaları tarafından da desteklenmiş olur. Babanın televizyon izlediği, annenin müzik dinlediği, diğer kardeş de gürültü yapıyorsa kitap okuma alışkanlığı oluşturulamaz. Unutmayın! Çocuk, Kur’an okuma yaşında olmasa bile mukabele alışkanlığı terk edilmemeli.



SADAKA, SOSYAL EMPATİ KAZANMASINI SAĞLAR

Ramazan’da sadaka ile başkalarını yaşatma adına fedakârlıkta bulunarak çocukta yüksek insani vasıfları inşaa etmiş oluyoruz. Sadece kendisi için endişelenen, başkaları için kaygı duymayan bir çocuk sahibi olmayı hiç bir anne baba istemez.



BAYRAM, KOLEKTİF ŞUUR DEMEKTİR

Bir ay oruç tutulmuş ve nihayet bayram namazı gelmiştir. Çocuğun babasıyla erken saatlerde camideki yerini almaları ve namaz sonrası bayramlaşma, kendi kültürünü içselleştirmesi, kolektif şuur ve sosyal empati adına asla kaçırılmaması gereken fırsatlardır. Öyle ki bu şuuru başka bir şekilde vermek nerdeyse imkânsızdır. Bayramlaşmalara mutlaka çocuklar da götürülmeli. Yüz yüze ziyaretler, tatlı ve şeker ikramları, çocukların harçlık almaları, hediyelerle çocuklar bu atmosferi teneffüs etmelidirler. Unutmayın ramazan günleri hem çocuklar hem de biz yetişkinler için doğal bir psikolojik tedavi sürecidir.



http://www.zamanfransa.com/haber/guendem/aile-saglik/cocuklara-ramazani-yasatin.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder