2 Nisan 2014 Çarşamba

Niasse’nin hedefi, dünya markası olmak

Niasse’nin hedefi, dünya markası olmak


Akhisar’ın Senegalli oyuncusu Oumar Niasse, babası izin vermediği için oldukça geç başladığı futbol kariyerinde, açığını disiplinli şekilde çok çalışarak kapattı.




Sezon başından beri görev yaptığı Akhisar’da hızı, tekniği ve golleriyle parmakla gösterilmeye başlandı. Önümüzdeki yıllarda dünyanın en iyi 10 futbolcusundan biri olmak ve FIFA Yılın Futbolcusu Ödülü’nü almak istediğini belirten başarılı santrfor, Türk Milli Takımı’nda oynaması halinde iyi işler çıkarabileceğine inandığını söyledi. Beş erkek, iki kız kardeşi bulunduğunu anlatan yetenekli golcü, “Babam bir otobüs firmasında şoför olarak çalışıyordu. 4 yıl önce kendisini kaybettik. Ailede benim dışımda iki futbolcu daha var. Abilerimden biri Azerbaycan’da, kardeşlerimden biri de Senegal’de profesyonel olarak futbol oynuyor.” dedi. Babası karşı çıktığı için futbola geç başladığını anlatan Niasse, “Futbola 17-18 yaşlarında başlayabildim. Hep Drogba’yı örnek aldım kendime. Beni Hamza Hoca’ya Sonko önermiş. Antrenmanlarda beğenilince de transferim gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.



http://ift.tt/1pKsg5K

UEFA’dan Aslan’a: 10 Nisan’a kadar malî yapını düzelt

UEFA’dan Aslan’a: 10 Nisan’a kadar malî yapını düzelt


UEFA, yıldız transferlerle dikkatleri üzerine çeken Galatasaray’ı mali olarak sıkı takibe aldı.




Başarısız bir sezon geçiren Sarı-Kırmızılı kulüp, finansal kurallara uymadığı gerekçesiyle UEFA’yla da sıkıntılar yaşıyor. Şubat ayında UEFA tarafından Finansal Fair-Play kuralları çerçevesinde incelemeye alınan Galatasaray’a dün uyarı mahiyetinde yazı geldi. Kulüpten en geç 10 Nisan’a kadar savunma vermesini isteyen yazıda, “kulüp lisans mali kriterler içinde yer alan denk bütçe şartlarında aykırılık tespit edildiği, bununla birlikte soruşturma başlatıldığı” ifadeleri yer aldı.


Ülkemizde daha önce yine bu mali kriterlere aykırılıktan dolayı Beşiktaş, bir yılı ertelemeli 2 yıl Avrupa kupalarından men yasağı almıştı. Galatasaray ile birlikte Bursaspor ve Trabzonspor’u da uyaran UEFA’nın, Finansal Fair-Play’i yerine getirmemeleri halinde bu kulüpleri Avrupa kupalarına almama ihtimali bulunuyor. Ayrıca mali şartlar istenilen düzeye çekilmez ve verilen teminatlar yerine getirilmezse bu üç takım küme düşme riski taşıyor.


UEFA’dan gelen mektup doğrultusunda Sarı-Kırmızılı camiadan da açıklama geldi. Galatasaray Basın Sözcüsü Şükrü Ergün, mali açığın 2013’teki kur farkından kaynaklandığını, Finansal Fair-Play’den yana sorunları olmadığını söyledi. Öte yandan Şükrü Ergün, devre arasında Boca Juniors’tan kiralanan Guillermo Burdisso’nun ülkesine döndüğü yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Ergün, Arjantinli oyuncunun sezon sonuna kadar takımda kalacağını ifade etti.




Yekta Kurtuluş: Trabzonspor’a gitmek istedim


Galatasaray’ın başarılı orta saha oyuncusu Yekta Kurtuluş, ara transfer döneminde Trabzonspor’a gitmek istediğini söyledi. Antalya’daki devre arası kampında Bordo-Mavililere teklifi kendisinin yaptığını belirten Yekta, “Öyle bir transfer söz konusu oldu. Birincisi teklif benden geldi. Oynamadığım sürece gerileyeceğimi düşünüyordum. Onun için oynayabilmek adına ayrılmak istedim. Bu da benim için en zor kararlardan biriydi. Ben sadece oynamak için kiralık olarak gitmeyi düşündüm. Ama Trabzonspor kiralık olarak istemedi.” dedi.



http://ift.tt/1s7kN2I

Halsizliğin adı: Bahar yorgunluğu

Halsizliğin adı: Bahar yorgunluğu


Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hikmet Akyüz, havaların ısınması ve gün ışığının artmasının insanlar üzerinde ters etki oluşturduğunu söyledi. Akyüz, "Bahar yorgunluğu hemen herkesin mevsim geçişlerinde vücut metabolizmalarındaki değişikliklerle hissedebildiği halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik hissidir." dedi.




Bahar yorgunluğunun en büyük sebebinin havaların ısınmasıyla birlikte daha fazla suyun buharlaşması ve buna bağlı olarak havadaki nem miktarının ve elektrik yükünün artması olduğunu kaydeden Dahiliye Uzmanı Dr. Hikmet Akyüz, "Havadaki nem miktarının ve elektrik yükünün artmasının insan biyoritminde olumsuz etkiler oluşturur. İnsan biyoritminde oluşan bu olumsuz etkilerle birlikte kişide ortaya çıkan beslenme bozukluğu, uykusuzluk, vitamin eksikliği ve aşırı stres bahar yorgunluğunun daha da artmasına yol açar. Depresif kişilik yapısı daha da ağırlaşıp yorgunluğun daha fazla hissedilmesine sebep olur." diye konuştu. Bahar yorgunluğundan korunmak için Dr. Hikmet Akyüz, "Sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmeli, aşırı çalışmadan uzak durulmalı, çalışma süresinde düzenli dinlenme dönemleri olmalı, uyku düzeni iyi saptanmalı, çalışma ve dinlenme yerlerinin havalandırılmasına özen gösterilmeli, yeterli miktarda sıvı tüketilmeli, alkol, sigara ve kafeinden uzak durulmalı, düzenli ve yeterli egzersiz yapılmalıdır." tavsiyesinde bulundu.


Uzman Dr. Akyüz, "Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır ve daha fazla enerji harcar. Bu da kalp damar ve solunum sentezinin düzenli çalışmasını artırır." diyerek, şunları kaydetti:


"Dokular için gerekli oksijen ve besin oluşumunu kolaylaştırır. Depolanmış enerjinin kullanılmasını sağlar bu da bahar yorgunluğunun hissedilmemesini veya daha az hissedilmesini sağlar. Yorgunluk, vücudumuzun fiziksel çalışmaya, psikolojik strese, uykusuzluğa verdiği fizyolojik bir cevaptır. Yorgunluk fizyolojik bir cevap olabildiği gibi bazı hastalıkların belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yorgunluk uzun sürdüğünde mutlaka altta yatan farklı nedenler olup olmadığı araştırılmalıdır. Anemi, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, fibromiyalji, uyku bozuklukları, kronikleşmiş organ hastalıkları, depresyon gibi çok çeşitli hastalıklar uzun süreli yorgunluk hissinin nedeni olabilmektedir. Yorgunluk, uykuyu ve kişinin günlük aktivitesini bozuyor, okul veya işyerindeki performansını etkiliyorsa bahar yorgunluğu deyip geçiştirmemek gerekir."



http://ift.tt/1pKsfP5

Çocuk konuşmaktan kaçıyorsa otizm olabilir!

Çocuk konuşmaktan kaçıyorsa otizm olabilir!


Pedagog Seval Uslu Yazıcı, çocuğun konuşmak ve ilişki kurmak için kelimeleri kullanmıyorsa dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Yazıcı, "Otizmli çocuklar bedensel temastan hoşlanmaz ve rahatsız olur. Amaçsız ve anlamsız sesler çıkarabilir. Bazı otistik çocukların kelime haznesine sahip olduğu ancak bu kelimeleri konuşmak ve ilişki kurmak için kullanmadıkları fark edilir." dedi.




Hisar Intercontinental Hospital Pedagog Seval Uslu Yazıcı, otizm hakkında bilgi verdi. Yazıcı, otizm ve erken tanısı hakkında bilgiler verdi. Yazıcı, "Otizm, çocuğun içine kapanması, dış dünya ile ilişkilerin azalması, ilginin kaybı anlamına gelir. Sanki çocuk dışarıda olup bitenlerle ilgilenmiyormuş gibi bir algı oluşturur. Başka çocuklarla bir aradayken, o yalnız kalıp, kendi kendine uzun bir süre oyun oynamayı tercih edebilir. Kurgusu olan evcilik gibi oyunlar yerine arabayı ileri geri hareket ettirme, ipi döndürme, kendi etrafında dönme gibi daha otomatik davranışların olduğu oyunları tercih edebilir. Uzun süre çalışan bir çamaşır makinesini seyredebilir. İsmi söylenip kendisine seslendiğinde dönüp bakmaz." ifadelerini kullandı.


Otizmli çocukların ilgisini çekmek için bir nesneye işaret edildiğinde bakmasını sağlamanın mümkün olmadığını belirten Yazıcı, "Konuşmak için yüzüne yaklaştığınızda sizden kaçabilir, göz kontağı kurmakta isteksiz davranır. Bazı durumlarda otistik çocukların anneleriyle daha yakın bir ilişki kurdukları gözlemlenir. Ancak bu çabanın karşılıklı ilişki kurmaya yönelik değil de tek düze bir ilişki şeklinde olduğu dikkati çeker. Çocuk sadece temel ihtiyaçlarının karşılanması için ilişki kurar, su istediğinde annesinin elini tutup sürahiye doğru yönlendirebilir. Bedensel temastan hoşlanmaz ve rahatsız olur. Amaçsız ve anlamsız sesler çıkarabilir. Bazı otistik çocukların kelime haznesine sahip olduğu ancak bu kelimeleri konuşmak ve ilişki kurmak için kullanmadıkları fark edilir." diye konuştu.


Otizmi ayıran en temel özelliğin konuşamamak olduğunu aktaran Yazıcı, şunları kaydetti: "Otizmde genellikle çocuk konuşmaya başlamadığı için aile bu durumu fark eder. Bu da yaklaşık 3 yaşında fark edilmesine neden olur. Ancak öncesinde de bazı otistik eğilimler fark edilebilir. Bunu ancak çocukla çalışan ruh sağlığı uzmanları tespit edebilir. Çocuk gelişen ve değişebilen bir varlık olduğu için tanı koymak için 3 yaşına gelmesi gerekir. Ancak öncesinde fark edilen bazı eğilimler için alınan eğitim\psikoterapi çocuğun tam olarak içine kapanmasını engelleyebilir. Bu nedenle erken tanı önemlidir. Otistik çocukların yapmayı istemedikleri için yapılan gelişim tarama testlerinde dil, zihinsel, sosyal-özbakım becerilerinde geri kaldıkları görülmektedir. Genellikle yürüme, koşma gibi kaba motor faaliyetleri yaş düzeyindedir. Çocuğunuz akranları gibi iletişim kurmak yerine yalnız kalmayı tercih ediyorsa, ilişki kurmak istemiyor, insanlardan kaçıyorsa mutlaka bir uzmana başvurun. Çünkü hastalığın derecesi eğitimler ve psikoterapi ile azaltılabilir."



http://ift.tt/1ks2YpK

Hollande'ın 4 çocuğunun annesi yeni kabinenin 3 numarası

Hollande'ın 4 çocuğunun annesi yeni kabinenin 3 numarası


Fransa'da yerel seçimler sonrası istifa eden Jean Marc Ayrault'dan sonra başbakanlık koltuğuna oturan Manuel Valls, yeni kabineyi belirledi.




François Hollande tarafından onaylanan yeni kabinede en dikkat çeken isim Segolene Royal oldu. 2007 yılında Sosyalist Parti'nin Nicolas Sarkozy'ye karşı cumhurbaşkanı adayı olan, Cumhurbaşkanı François Hollande'la da uzun süreli birliktelik yaşayan Royal, yeni kabineye hükümetin 3 numaralı ismi olarak atandı. Hollande'ın 4 çocuğunun da annesi olan Royal, Enerji ve Ekoloji Bakanı olarak görev yapacak. Başbakan olan Manuel Valls'dan boşalan İçişleri Bakanlığı görevini ise Bütçe Bakanı Bernard Cazeneuve yürütecek.


Yeni kabinede yer almayacağı iddia edilen Adalet Bakanı Christiane Taubira da koltuğunu korumayı başardı. Nicolas Sarkoz'nin telefonlarının mahkeme kararıyla dinlendiğinin ortaya çıkmasından sonra muhalefetin sert eleştirilerine hedef olan Taubira, yeni kabinede Adalet Bakanlığı görevine devam edecek. Sanayi ve Kalkınma Bakanı Arnaud Montebourg da yeni hükümette ekonominin başına geçecek. Montebourg'un yürüttüğü Sanayi Bakanlığı'na ise Michel Sapin getirildi. Fransa'da büyük tartışmalara yol açan, okullarda 'Laiklik Şartnamesi' uygulamasının mimarı Milli Eğitim Bakanı Vincent Peillon'da koltuğunu Benoît Hamon'a devretti.


Fransa'nın ilk Müslüman hükümet sözcüsü, Kadın Hakları Bakanı Najat Vallaud-Belkacem de yeni kabinede Kadın Hakları, Spor ve Gençlik Bakanı olarak görev yapacak. Belkacem, Hükümet Sözcülüğü görevini ise Tarım Bakanı Stephane Le Foll'a devretti.


Yeni hükümette Adalet Bakanı Taubira'nın yanı sıra, hükümetin iki numarası Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian, Tarım Bakanı Stephane Le Foll, Kültür Bakanı Aurelie Filipetti, Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Marisol Touraine ile Yerelleşme ve Kamu Hizmeti Bakanı Marylise Lebranchu koltuğunu korumayı başaran diğer isimler.


Yeni Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısını cuma günü gerçekleştireceği açıklandı.



http://ift.tt/1frws79

‘Erdoğan’ın kutuplaştırıcı tavrı ülkeye istikrarsızlık getirir’

‘Erdoğan’ın kutuplaştırıcı tavrı ülkeye istikrarsızlık getirir’


New York Times ve Wall Street Journal gazeteleri, Başbakan Erdoğan’ın tehditkâr ve ayrıştırıcı balkon konuşmasını eleştirdi. Dünkü başmakalelerini bu konuya ayıran iki gazete, Erdoğan’ın demokratik prensiplerden uzaklaştığını belirtirken, kutuplaştırıcı tavrının ülkeyi istikrarsızlığa sürükleyeceği uyarısı yaptı.




ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times ve Wall Street Journal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sonrasındaki ‘intikam’cı üslubunu sert şekilde eleştiren başmakalelerle çıktı. Washington Post’ta da Erdoğan’ın ‘öfke nöbetleri’nin anlatıldığı bir yazı çıktı. New York Times yayın kurulu dün çıkan ‘Başbakan Erdoğan’ın intikamı’ başlıklı makalesinde, Erdoğan’ın seçimin ardından siyasi düşmanlarına bedel ödetme sözü vermesini ‘derinden rahatsız edici ve antidemokratik’ olarak nitelendirdi.


Erdoğan’ın Türkiye’yi daha özgür yapma vaatlerinden ‘uzun süre önce caydığı’na işaret eden Amerikan gazetesi, şu anda Pensilvanya’da ‘gönüllü sürgün’ yaşayan Fethullah Gülen’i suçlayan Başbakan’ın hasımlarına ‘inlerine gireceğiz’ ve ‘hesap soracağız’ tehditleri yapmasının ‘hassaten kaygı verici’ olduğunu kaydetti.


NEW YORK TIMES: ERDOĞAN, DEMOKRATİK PRENSİPLERDEN UZAKLAŞTI


Erdoğan’ın ‘hain, terörist, şer ittifakı’ gibi ifadeleri kullanmasını eleştiren New York Times, hükümetin Gülen’in destekçilerini muhtemelen toplu tutuklamalarla hedef alacağını belirtirken, “Bu tür bir karşılık, özellikle seçim bağlamında, Sayın Erdoğan’ın muhalifliğe imkân veren demokratik prensiplerden ne kadar uzaklaştığını gösteriyor.” dedi. Erdoğan’ın ‘binlerce polis memuru ve yüzlerce savcıyı tasfiye’ ederek ‘Gülenciler aleyhine saldırganca eyleme’ halihazırda geçtiğini de ekledi. New York Times, şahsı ve ailesinin adının karıştığı ‘geniş kapsamlı’ yolsuzluk soruşturmasıyla ‘sarsılan’ Erdoğan’ın ‘karşıtlarından intikam almaya azimli’ göründüğünü, bunu ‘yabancı komplosu’ olarak sunduğunu da yazdı.


Seçimlerin Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimine girmede elini güçlendirdiği analizini yapan gazete, “Ancak Sayın Erdoğan, yolsuzluk isnatlarına karşı hukuki bir prosedür uyarınca kendini savunmaktansa, karşılaştığı herkesi ya da her şeyi ezmeye kararlı görünüyor.” yorumunu yaptı. Times editörlerine göre bu stratejinin Türkiye’ye ‘daha da tehlikeli bir siyasi kutuplaşma ve istikrarsızlık’ getirmesi ‘neredeyse garanti’.


WALL STREET JOURNAL: BU, KUTUPLAŞTIRICI ERDOĞAN


Wall Street Journal (WSJ) gazetesi de ‘Erdoğan (uygun adımla) ilerliyor’ başlıklı editoryal yorumunda, Başbakan’ın seçimden çıkan demokratik sonuca ‘demokratik davranarak’ saygı mı duyacağı, yoksa ‘iktidara artan oranda otokratik şekilde tutunma’sını pekiştirmek için yeni bir fırsat olarak mı kullanacağını sordu.


Bir ‘yolsuzluk skandalı’ ardından gelen seçimi referanduma dönüştüren Erdoğan’ın yabancıları, dış güçleri ve özellikle Gülen hareketini suçladığını hatırlatan başmakalede, şöyle devam denildi: “Erdoğan pazar gecesi ‘Yarın kaçmak zorunda kalacaklar olabilir. Ama biz onların inlerine gireceğiz. Bedelini ödeyecekler’ diye ilan etti. Bu, artarak inatçı ve otoriter hale gelirken kendisini eleştirenleri ve gazetecileri tutuklayarak ve yargıyı politize etmeye çalışarak ülkeyi kutuplaştıran Erdoğan.”


WSJ, “AKP’nin yönetimi altındaki Türkiye, bir İslamcı çoğunluğun çoğulcu demokrasi olarak hükümet edebileceği ümidi sunmuştu. Sayın Erdoğan, bunun yerine, çoğulcu demokrasinin mezhepçi otokrasi de doğurabileceğini ispatlıyor.” dedi. Yorumda, CHP ve MHP’nin son 10 yılın ekonomik başarılarından dolayı Erdoğan ve partisinin karşısına ‘pozitif bir muhalefet gündemi’ ile çıkamadığı da belirtildi. Ancak reformlar yapılmazsa ülkenin ‘orta gelir kategorisi’nden çıkamayabileceği kaydedildi.



http://ift.tt/1s70jXV

Fransa’da seçim istifası

Fransa’da seçim istifası


Fransa’da iktidardaki Sosyalist Parti’nin (SP) yerel seçimlerde aldığı ağır yenilgiden sonra Başbakan Jean Marc Ayrault istifa etti.




İstifasını Cumhurbaşkanı François Hollande’a sunan Ayrault’un yerine İçişleri Bakanı Manuel Valls atandı. Cumhurbaşkanı Hollande, hükümetteki görev değişikliğini yerel seçimler sonrası ilk kez gerçekleştirdiği ‘Fransızlara hitap’ programında açıkladı. Hollande, Başbakan Ayrault’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederken ‘mücadele hükümetinin’ başına 51 yaşındaki Manuel Valls’ı getirdiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı halka “Mesajınızı aldım.” dedi.



http://ift.tt/1pJQjl6